Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocuğun yaşına göre beklenenden daha belirgin dikkat dağınıklığı, aşırı hareketlilik ve dürtüsellikle kendini gösteren nörogelişimsel bir farklılıktır. Tanı yalnızca hekim veya hastanenin çocuk psikiyatrisi bölümü tarafından konur; çocuğun destek eğitimden yararlanma hakkı ise Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM) değerlendirmesiyle belirlenir. Özel eğitim DEHB'yi ortadan kaldırmaz, ancak çocuğun dikkatini toplama, davranışlarını yönetme ve planlama becerilerini geliştirmesine destek olur.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) nedir?
DEHB, beynin dikkati yönlendirme ve davranışları frenleme sistemlerinin yaşıtlarından farklı çalıştığı nörogelişimsel bir tablodur. Çocuk tembel ya da yaramaz değildir; dikkatini istediği yere sabitlemekte ve kendini durdurmakta zorlanır. Belirtiler genellikle okul öncesinde başlar, ama düzenli oturma ve odaklanma gerektiren okul çağında daha görünür hale gelir.
DEHB'nin üç görünümü vardır. Dikkatsiz görünümde çocuk hareketli olmayabilir; dalgın görünür, eşyalarını kaybeder, verilen yönergeyi yarıda bırakır, ödevini bitiremez. Bu çocuklar çoğu zaman geç fark edilir çünkü sınıfta ses çıkarmazlar. Hiperaktif-dürtüsel görünümde yerinde duramama, sırasını bekleyememe, sözü kesme, düşünmeden davranma öne çıkar. Birleşik görünümde ise her iki grubun belirtileri bir aradadır ve en sık rastlanan tablo budur.
DEHB okul çağında nasıl fark edilir?
En güçlü ipuçları evde ve okulda aynı anda görülen zorluklardır. Sadece derste değil, oyun ve yemek gibi günlük anlarda da benzer örüntü tekrar eder. Tek bir ortamda değil, birden çok yerde tekrar eden bir örüntü aramak önemlidir. Öğretmenden gelen "dersi dinlemiyor, sürekli hayal kuruyor" ya da "bir dakika oturamıyor" geri bildirimleri ailelerin ilk uyarısı olur.
Okul çağında en çok göze çarpan, ödevlerin apar topar ve basit hatalarla dolu biçimde bitirilmesidir. Çocuk öğretmenin uzun açıklamasının ortasında kopar, sırasını beklerken zorlanır; eşyalarının ve ödevlerinin nerede kaldığını çoğu zaman hatırlamaz. Kendisine söyleneni birkaç dakika sonra unutması, ailelerin en çok yakındığı durumlardan biridir.
Bu davranışlar arada bir her çocukta görülür. DEHB'de fark, bunların yaşa göre çok daha yoğun ve sık yaşanması, çocuğun okul başarısını, arkadaşlıklarını ve öz güvenini derinden etkilemesidir. Belirtileri fark etmek bir tanı değildir; yalnızca hekime başvurmak için bir gerekçedir.
Tanı ve RAM süreci nasıl işler?
DEHB tanısı yalnızca hekim tarafından, genellikle çocuk ve ergen ruh sağlığı (çocuk psikiyatrisi) uzmanınca konur. Hekim aileden, çocuktan ve mümkünse öğretmenden bilgi alır, gerektiğinde ölçekler ve gözlem kullanır. Merkezimiz tanı koymaz; süreci doğru adımlarla yürütmeniz için size yol gösterir.
Tanı konduktan sonra çocuğun destek eğitim hakkı için Rehberlik ve Araştırma Merkezi'ne (RAM) başvurulur. RAM çocuğu değerlendirir ve uygun görürse Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu Raporu düzenler. Bu rapor, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı merkezimizde ücretsiz destek eğitim seanslarından yararlanma kapısını açar. Rapor doğrultusunda çocuğa özel bir Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP) hazırlanır; yani hedefler çocuğun kendi ihtiyacına göre belirlenir, hazır bir kalıba göre değil. Bu süreçte hangi belgelerin gerektiğini ve randevuların nasıl alındığını da sizinle paylaşabiliriz.
Özel eğitimde hangi yaklaşımlar kullanılır?
DEHB'de çalışmanın merkezinde yürütücü işlevler bulunur. Yürütücü işlevler, çocuğun bir işi planlaması, başlaması, sürdürmesi, dürtüsünü frenlemesi ve zamanı yönetmesi gibi becerilerin ortak adıdır. Bu beceriler doğrudan alıştırmalarla, görev basamaklarını küçük parçalara bölerek ve görsel hatırlatıcılarla desteklenir.
Davranış yönetiminde cezadan çok, istenen davranışı fark edip pekiştirmek esas alınır. Çocuk bir davranışı doğru yaptığında bunu anında ve somut biçimde söylemek, o davranışın yerleşmesine yardımcı olur. Net ve tutarlı kurallar, günü tahmin edilebilir kılan bir rutin, kısa ve somut yönergeler çocuğun kendini toplamasını kolaylaştırır. Dikkat süresini adım adım uzatan çalışmalar, sırasını bekleme ve durup düşünme pratikleri de programın parçasıdır.
Bazı çocuklarda ergoterapi ve duyu bütünleme desteğinden yararlanılır. Ergoterapi, günlük yaşam ve el becerilerini geliştirmeye yönelik uğraşı çalışmalarıdır; duyu bütünleme ise çocuğun sesleri, dokunmayı ve hareketi işleme ve bunlara uygun tepki verme becerisini düzenlemeyi hedefler. Buradaki amaç, çocuğun elindeki beceri setini büyütmek ve günlük yaşamdaki zorlukları azaltmaktır.
Özel İz'de bu alanda nasıl çalışıyoruz?
2011'den bu yana Ünye'de hizmet veren merkezimizde 21 bireysel eğitim sınıfı bulunuyor. Sınıflarımız birebir çalışmaya uygun biçimde düzenlenmiştir. DEHB'de çalışan çocuklara özel eğitim öğretmenlerimiz eşlik ediyor; ihtiyaca göre ergoterapist, psikolojik danışman ve dil ve konuşma terapistlerimiz sürece dahil oluyor. Her çocuk için RAM raporu doğrultusunda ayrı bir BEP hazırlıyor, hedefleri belirli aralıklarla gözden geçiriyoruz.
Çalışmayı yalnızca sınıfla sınırlı tutmuyoruz. Öğretmen-aile işbirliği bizim için programın omurgası: seans sonrası aileyle o gün nelerin işe yaradığını paylaşıyor, evde uygulanabilir küçük öneriler veriyoruz. İzin verdiğiniz durumlarda okuldaki öğretmenle de aynı dili konuşmaya çalışıyoruz, çünkü çocuğun evde, okulda ve merkezde tutarlı bir düzenle karşılaşması gelişimini çok daha sağlam bir zemine oturtuyor. "Eğitimde iz bırakmak" derken kastettiğimiz tam olarak bu süreklilik.
Aileler için pratik öneriler
Evde öngörülebilir bir düzen, DEHB'li çocuk için en büyük destektir. Uyku ve ödev saatlerinin her gün aynı olması, çocuğun neyle karşılaşacağını önceden bilmesini sağlar. Odada nereye ne konacağını gösteren basit görsel hatırlatıcılar dağınıklığı azaltır; uzun bir yönergeyi bir çırpıda vermek yerine tek tek, kısa adımlara bölmek de işi kolaylaştırır. Çocuğu yaptığı yanlışlar üzerinden değil, başardığı küçük anlar üzerinden görmeye çalışın; "bugün masaya oturup on dakika çalıştın" demek, uzun bir azardan daha çok yol açar.
Ödev sırasında büyük görevi küçük parçalara bölün, aralara kısa molalar koyun. Çocuğun hareket ihtiyacını yok saymak yerine ona güvenli bir çıkış verin; enerjiyi harcayacağı bir alan davranışları yumuşatır. Belirtiler evde ve okulda sürüyor ve çocuğu zorluyorsa, önce çocuk psikiyatrisine başvurun; tanı sonrası RAM sürecinde hangi adımı atacağınızı bilemezseniz merkezimizi arayabilirsiniz. Sabırlı ve tutarlı bir düzenle çocukların çoğu, kendi hızında ilerleme kaydedebilir.
Sıkça sorulan sorular
DEHB geçer mi, tedavi edilir mi?
Çocuğuma DEHB tanısını kim koyar?
Destek eğitimden ücretsiz yararlanmak için ne yapmalıyım?
DEHB'nin üç görünümü arasındaki fark nedir?
Sessiz ve sakin bir çocukta DEHB olabilir mi?
Yürütücü işlevler ne demek ve neden önemli?
Bu sayfadaki bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Tanı yalnızca hekim tarafından konulur. Özel eğitim desteği hakkı, Rehberlik ve Araştırma Merkezi'nin (RAM) düzenlediği raporla belirlenir. Çocuğunuzun gelişimiyle ilgili endişeleriniz varsa öncelikle bir çocuk hekimine veya çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanına başvurun.
Son gözden geçirme: 18 Temmuz 2026 · Hazırlayan: Özel İz Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi uzman kadrosu
